|
GAMEPAD:
PC'lerde ve PlayStation gibi oyun konsollarında kullanılan bir
çeşit oyun kontrol cihazına verilen isimdir. "Gamepad" üzerinde
çok sayıda tuş ve 8 yönlü bir "d-pad"e yer verilir. Birkaç yıl
öncesine kadar ses kartı üzerindeki "Game-Port" girişine bağlanan
"Gamepadler, günümüzde yerlerini USB arabirimini destekleyen
cihazlara bırakmışlardır. Piyasada çok farklı fiyatlarla satılan "Gamepad"
modelleri bulabilirsiniz. Bunlardan bazılar, Force Feedback
teknolojisini bile kullanabilirler.
GAME-PORT: Bilgisayar oyunlarını oynarken klavye ve
farenizi kullanabileceğiniz gibi, sadece oyunlar için geliştirilen
özel oyun kontrol cihazlarından yardım alma şansına da sahipsiniz.
Bu tip cihazlara verilebilecek en güzel örnekler Joystick ve
Gamepad'dir.
Bazı oyun kontrol cihazları, bilgisayar bağlantısı için özel bir
girişe ihtiyaç duyarlar ve bu girişe "Game-Port" adı verilir. "Game-Port",
görüntü olarak yazıcı bağlamak için kullanılan paralel bağlantı
noktasına benzer; ancak çoğunlukla ses kartı üzerinde bulunur.
Eğer ses kartınız anakart üzerine entegre edilmişse, bu durumda "Game-Port"
girişi de anakart üzerinde yer alır.
Ses kartları üzerinde hala "Game-Port" girişine yer veriliyor olsa
da, yeni nesil oyun kontrol cihazlarının hemen hepsi USB
arabirimini kullanıyorlar. Yani "Game-Port", günümüzde
geçerliliğini büyük oranda yitirmiş durumda. Yine de bu girişi
destekleyen oyun kontrol cihazlarına nadiren de olsa rastlamanız
mümkün.
GATEWAY: Farklı protokolleri kullanan sistemler arasında
bilgi alış verişinin gerçekleşmesini sağlayan yazılım veya
donanıma verilen isimdir.
GB (GIGABYTE): Veri büyüklüğünün belirtilmesi için
kullanılan temel birim "byte"tır. Kilobyte (KB) 1024 byte'a
eşittir. MB (Megabyte) ise 1024 KB anlamına gelir.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar en çok duyduğumuz veri büyüklük
birimi megabyte idi. Ancak son zamanlarda teknolojide yaşanan
inanılmaz gelişmeler, veri büyüklüklerini de daha önce hayal bile
edemeyeceğimiz boyutlara ulaştırmayı başardı. Artık sabit disk
kapasitelerini ya da programların büyüklüğünü belirtmek için GB (Gigabyte)
birimini kullanıyoruz. 1 GB, 1 MB'ın tam 1024 katına denk gelir.
Başka bir deyişle 1024 MB, 1 GB ile eş değerdir.
GEEK: Sabahtan akşama kadar bilgisayar başında oturan ve
çok fazla sosyal hayatları olmayan insanlara verilen genel addır.
GENİŞ BANT BAĞLANTISI: DSL ya da kablo gibi hızlı internet
erişimi sunan bağlantı tiplerine genel olarak "geniş bant
bağlantısı" adı verilir. Geniş bant bağlantıları, saniyede 256
kilobayt'a (256 KB/s) veya çok daha yüksek hızlara ulaşabilirler.
Bunu nedeni, kablolar üzerinden çok büyük verilerin kısa sürede
karşı tarafa aktarılabilmesidir.
GENİŞLEME YUVASI: Bilgisayarlarda kullanılan donanımları,
harici ve dahili olmak üzere iki farklı gruba ayırabiliriz. Harici
donanımlar kasanın dışında kullanılırlar ve bağlantı için USB ya
da seri bağlantı noktalarını kullanırlar. Dahili donanımları ise
anakart üzerindeki slotlara takmanız gerekir.
Kasanızın arka kısmında bulunan ve ince şeritler görünümünde olan
boşluklara ise "genişleme yuvası" deniliyor ve bu yuvalar,
slotlara taktığınız dahili donanımların dış bağlantılarını yapmak
için kullanılıyorlar. Her kasa modeli, farklı sayılarda genişleme
yuvasına sahip olabilir. Eğer kasanın arkasında yeterli sayıda
genişleme yuvası yoksa, anakart üzerinde çok fazla slot bulunması
pek bir anlam İfade etmeyecektir. Bu yüzden yeni bir PC satın
alırken, tercih ettiğiniz kasanın yeterli sayıda genişleme
yuvasına sahip olup olmadığına dikkat etmenizde yarar var.
GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU: Windows işletim sistemlerinde silinen
bir dosya ya da klasör, aslında tam anlamıyla yok olmaz. Bunun
yerine silmek istediğiniz veriler, bulundukları konumdan alınırlar
ve "Geri Dönüşüm Kutusu" adı verilen özel bir klasöre taşınırlar.
Bu sayede yanlış bir silme işlemi sonrasında, sildiğiniz veriyi
tekrar eski konumuna döndürme şansına sahip olabilirsiniz. Eğer
"Geri Dönüşüm Kutusu"nda toplanan verileri tamamen silmek
isterseniz, "Geri Dönüşüm Kutusunu Boşalt" komutunu kullanmanız
yeterli olacaktır.
GERİ YÜKLEME: Windows XP, sorunsuz çalışan
konfigürasyonları belli aralıklarla sabit diske kopyalar.
Kopyalanan her konfigürasyona ise "Geri Yükleme Noktası" adı
verilir. "Geri Yükleme Noktalan" hem periyodik olarak, hem de yeni
program ve sürücü kurulumlarından önce oluşturulur.
Eğer işletim sisteminizde önemli bir sorunla karşılaşırsanız, daha
önce kopyalanan ve sorunsuz çalıştığına emin olduğunuz eski bir
konfigürasyona; yani "Geri Yükleme Noktasına dönüş yapabilirsiniz.
İşte bu işleme "Geri Yükleme" diyoruz.
GIF: "Graphics Interchange Format teriminin kısaltmasıdır
ve daha çok internette kullanılan grafik dosyalarının sahip olduğu
formatı temsil eder. GIF dosyalarının en büyük avantajı,
boyutlarının son derece düşük olmasıdır. Bu yüzden internet
sayfalarında çok fazla tercih edilirler. Üstelik tarayıcı
programlar, herhangi bir eklentiye ihtiyaç duymadan bu dosyaları
görüntüleyebilirler. Ayrıca birden çok GIF dosyası kullanılarak
animasyon yaratmak bile mümkündür. Bu tip dosyaları, dosya isminin
sonunda göreceğiniz ".GIF" uzantısının yardımıyla
tanıyabilirsiniz.
GNU: 1984 yılında Richard Stallman isimli bir programcının
başlattığı projeye verilen isimdir. Bu projenin amacı, tamamen
serbest ve kısıtlamalardan uzak bir gelişim sürecinde programlar
üretmek olarak açıklanmıştır. Günümüzde önemli bir kullanıcı
kitlesine hitap eden Linux işletim sistemi, bu projenin ortaya
çıkarttığı önemli sonuçların başında gelir. Linux, genel olarak
UNIX'e benzeyen gelişmiş bir işletim sistemidir.
En ilginç özelliği ise, dünya üzerindeki binlerce kullanıcı
tarafından geliştirilmiş olmasıdır. Başka bir deyişle Linux,
ücretli diğer işletim sistemleri gibi tek elden değil, GNU'ya
aktif olarak destek veren ve dünyanın dört bir yanına yayılmış çok
sayıda programcının birbirlerinden bağımsız olarak yaptıkları
çalışmalarla doğmuştur. Zaten serbest gelişim süreci de bu anlama
gelir. GNU altında geliştirilen programları, isteyenler
istedikleri şekilde modifiye etme şansına sahiptir. Hatta modifiye
edilen programları satmak ya da ücretsiz olarak dağıtmak bile,
tamamen o program üzerinde çalışan kişilerin tercihine
bırakılmıştır.
GOLD (ALTIN) DİSK: Yeni bir CD veya DVD ürününün, tanıtım
amacıyla basına ve önemli müşterilere dağıtılan prototip
sürümüdür. Dağıtım işlemi, çoğu zaman ürün piyasaya sürülmeden
kısa bir süre önce gerçekleşir. Para ile satılması ve başkalarına
dağıtılması yasaktır.
GOV: "Goverment, yani hükümet kelimesinin kısaltmasıdır.
Hükümet kuruluşlarına ait internet adreslerinin son kısmında
kullanılır. Eğer bir internet adresinin sonunda bu kısaltmayı
görürseniz, o adresin bir hükümet kuruluşuna ait olduğunu
anlayabilirsiniz. Örneğin Devlet Meteoroloji İşleri Genel
Müdürlüğü'nün internet adresi, "www.meteor.gov.tr"dir.
GÖREV ÇUBUĞU: Masaüstünün en alt kısmında görebileceğiniz
ve "Başlat" düğmesini de içine alan bölüme verilen addır. Görev
çubuğu üzerinde, açık olan programların isimlerine yer verilir ve
bu isimlere tıklayarak ilgili programı etkin hale
getirebilirsiniz.
Görev çubuğunun gizlenmesi ya da masaüstünün farklı kenarlarına
taşınması mümkündür. Eğer Windows XP işletim sistemini
kullanıyorsanız, bu çubuğun görünümünü değiştirme şansına bile
sahipsiniz.
GÖREV YÖNETİCİSİ: Windows allında çalışan ve aynı anda "Ctrl
+ Alt + Del" tuşlarına basarak açabileceğiniz görev yöneticisi,
açık olan uygulamalar arasında geçiş yapmanıza olanak tanır. Ancak
görev yöneticisinin tek özelliği, iki uygulama arasındaki geçişi
sağlamak değildir. Örneğin o anda bilgisayarınızda çalışmakla olan
tüm uygulamaları listeleyebilir ve bu uygulamaların ne kadar
kaynak kullandığını görüntüleyebilir. Ayrıca yanıt vermeyen bir
programı sistemi etkilemeden kapatmak için, yine görev
yöneticisinden yardım almanız gerekecektir.
GRAFİK KARTI: Ekran kartı olarak da bilinen grafik
kartları, bilgisayarın temel bileşenlerinden birisidir. Görevi,
kendisine gelen verileri sinyallere dönüştürmek ve bu sinyalleri
de monitöre aktarmaktır. Birkaç yıl öncesinin grafik kartlarının
aksine, yeni nesil ürünler bundan çok daha fazlasını yapabilirler.
Çünkü bu modellerin üzerinde özel bir işlemci ve bol miktarda
hafıza birimi bulunur. Böylece grafik kartları, yüksek bir grafik
işleme yeteneğine sahip olabilirler.
Grafik kartlarının bu denli güçlenmeleri, sistemin ana işlemcisine
(CPU) binen yükü de büyük oranda azaltmıştır. CPU'nun rahatlaması
ise, bilgisayarın genel performansı açısından oldukça önemlidir.
Yeni nesil oyunların ve grafik kartlarının hemen hepsi, sorunsuz
çalışmak için güçlü bir grafik kartına ihtiyaç duyarlar.
GRAFİK PROGRAMI: Çeşitli resim dosyası türlerinin
işlenebilmesine ve üzerlerinde değişiklik yapılabilmesine imkan
tanıyan özel yazılımlara verilen genel addır. Grafik
programlarını, Bitmap ve Vektör grafik programları olarak iki
farklı kategoriye ayırabiliriz. Paintshop PRO gibi bitmap grafik
programları, ekranda görülen resmin her noktasıyla ayrı ayrı
çalışırlar. Vektör grafik programları ise resimleri noktalar
halinde değil, nesneler ve katmanlar halinde ele alırlar.
Bulabileceğiniz en İyi vektör grafik programı, kuşkusuz Corel
Draw'dur.
GRAFİK ARAYÜZ (GUI): "Graphical User Interface" teriminin
kısaltmasıdır. Birkaç yıl öncesine kadar, programları çalıştırmak
için karşımızda duran boş bir ekrana karmaşık komutlar girmek
zorundaydık. Bu durum, bilgisayarla profesyonel olarak
ilgilenmeyen kullanıcılar için pek de rahat değildi.
Grafik arayüze sahip olan yazılımlarla tanışmamız ise, bilgisayar
kullanımını önemli oranda kolaylaştırmıştır. Bu tip programlarda,
komutları anlaşılabilir simgeler halinde görürüz. Farkı anlamak
için DOS ve Windows işletim sistemlerini karşılaştırmanız yeterli
olacaktır. DOS'ta siyah bir ekrana sayısız komut girmek
zorundaydık. Windows ise, hemen her türlü komutu simgeler haline
getirmiştir. Örneğin bir klasörü açmak için ilgili simgeye
tıklamamız yeterli olacaktır.
GRUP: Bir uygulama altında, belli kullanıcıların bir araya
gelmesi ile oluşan sanal topluluklara grup denir. Gruplar,
güvenlik veya e-posta dağıtımı için oluşturulabilirler. Örneğin
Outlook Express ile belli e-posta adreslerini bir araya getirip
küçük bir grup oluşturabilirsiniz. Bu şekilde tek bire-postayı tüm
gruba gönderme şansınız olur. Üstelik her e-posta adresini teker
teker yazmak zorunda da kalmazsınız.
GRUP ADI: Oluşturduğunuz bir gruba vereceğiniz isimdir. Bu
isim, diğer bir grubun ismiyle aynı olamaz. Her grup için
benzersiz bir isim seçmeniz gereklidir.
GSM: Bir tür dijital veri aktarma ağına verilen isimdir;
cep telefonlarının veri almasını veya göndermesini sağlar. Eski
teknolojiyi temsil eden NMT ağlarının yerini alan GSM şebekeleri,
sadece telefonla konuşmamızı sağlamaz; aynı zamanda internet, faks
ya da SMS gibi hizmetlerden yararlanmamızı mümkün hale getirir.
GSM şebekelerinden faydalanmak için, öncelikle bu hizmeti sunan
şirketlerden kendinize özel bir hat satın almanız gerekir. Şu an
için ülkemizde dört adet servis sağlayıcı bulunmaktadır. Bunlar
Turkcell, Telsim ve Avea'dır.
GÜÇ DÜZENİ: Bilgisayarınızın kullandığı güç yönetimi
seçeneklerine verilen isimdir. Ev/ofis kullanımı, dizüstü
bilgisayar kullanımı ya da minimum güç tüketimi için farklı güç
düzenleri seçilebilir. Hatta eğer isterseniz, kendi güç düzeninizi
kendiniz de oluşturabilirsiniz.
Güç düzeni ayarlarına girmek için, Denetim Masası'nda göreceğiniz
"Güç Seçenekleri" simgesine çift tıklamanız yeterli olacaktır.
GÜNLÜK DOSYASI: Bir program ya da işletim sistemi
tarafından otomatik olarak oluşturulan ve yapılan işlemleri
izlemek için kullanılan dosyalara verilen isimdir. Günlük
dosyaları, genellikle düz metin dosyalarıdır ve ".log" uzantısı
ile belirtilirler. Örneğin antivirüs programları, yapılan
taramaların sonuçlarını günlük dosyasına eklerler ve bu dosyayı da
sabit diskinize kaydederler.
GÜVENLİK: Bir bilgisayar sistemindeki paylaşılan dosyalara,
yalnızca yetkili kullanıcıların erişmesini sağlamak ve verilerin
zarar görmesini önlemek için alabileceğiniz önlemlerin tümü,
güvenlik kavramının kapsama alanına girer. Sisteminizin
güvenliğini sağlamak için birçok farklı yönteme başvurabilirsiniz.
GÜVENLİK DUVARI: İngilizce'deki karşılığı "Firewall"dur ve
bir çeşit güvenlik önlemini tanımlamak için kullanılır. Bu tarz
güvenlik araçları, yazılım ya da donanım olarak karşımıza
çıkabilirler. Güvenlik duvarının yardımıyla hem yetkisi olmayan
kullanıcıların bilgisayarınıza erişimini önleyebilir hem de bilgi
korsanlarına karşı sisteminizi koruyabilirsiniz.
Güvenlik duvarları, parola oluşturmak gibi basit yöntemlere oranla
çok daha güvenilir bir koruma sağlarlar. Ancak bu tip bir korumaya
sahip olmak için, çoğu zaman belli bir ücret ödemeyi göze almanız
gerekecektir.
|