|

Teknolojinin geldiği son nokta: Küçük, ergonomik ve "şirin" el
bilgisayarları.
Avucumuzun içerisine sığabilen ve günlük yaşantımızı
kolaylaştırmayı amaçlayan el bilgisayarları, son zamanlarda büyük
bir atılım yapmış durumda. Bu atılımın en büyük nedeni ise, düşen
fiyatlar ve gelişen özellikler şeklinde özetlenebilir.
Her ne kadar küçük boyutlara sahip olsalar da, dizüstü
bilgisayarların bile pes edeceği durumlarla karşı karşıya
kalabilirsiniz. Örneğin kalabalık bir otobüsle yolculuk yaparken
dizüstü bilgisayarı açma şansınız pek yüksek değil. Oysa çoğu
zaman PDA ismi ile anılan el bilgisayarları size bu imkanı
rahatlıkla sunabilirler. Cebinizde bile taşıyabileceğiniz bu küçük
cihazlar, günümüzde standart bir PC'nin sahip olduğu birçok
fonksiyonu kısıtlı da olsa ayağınıza kadar getirmeyi başarıyorlar.
PALM
CEPHESİ
Bugün piyasada Palm işletim sistemi ile çalışan bir PDA
bulabileceğiniz gibi, Windows'un farklı bir sürümü olan Pocket PC
2002 destekli PDA'ler de bulabilirsiniz. Microsoft'un Pocket
PC'sinden önce piyasanın rakipsiz ismi olan Palm, artık tahtında
çok da rahat değil. Çünkü Palm işletim sistemini kullanan PDA'ler
donanım açısından incelendiğinde Pocket PC tabanlı rakiplerine
oranla biraz geride kalıyorlar. Yüksek satış rakamlarını ise uygun
fiyatlarına borçlular.
16 MHz'lik işlemci 2 MB'lık hafıza ile satışa sunulan düşük
modeller, piyasanın en ucuz PDA'leri olma özelliğini elinde
bulunduruyorlar. 100 dolar civarında bir ücret karşılığında satın
alabileceğiniz bu tip PDA'ler-de siyah-beyaz ekran ve
yükseltilemeyen bellek büyüklüğü ile karşılaşma ihtimaliniz
oldukça yüksek.
Palm OS tabanlı PDA'ler, tabii ki sadece giriş seviyesi ve orta
seviye ürünlerle sınırlı değil. Örneğin 400 MHz'lik işlemci ve 64
MB bellek ile donatılan Palm Tungsten-C, performansı ile dikkat
çeken bir PDA. Renkli ekranı ise 320 x 320 çözünürlüğe
ulaşabiliyor. Bu oran, Palm OS tabanlı bir PDA'de bulabileceğiniz
en yüksek çözünürlük değeri. Ancak bu cihaza sahip olmak
isteyenler, diğer Palm'lerin aksine oldukça yüksek bir fiyatı
ödemek zorundalar.
Palm işletim sistemine destek veren tek üretici Palm değil. Sony
ve Handspring de Palm OS tabanlı PDA'leri ile pazarda kendilerine
önemli bir yer bulmayı başarmış durumdalar. Sony, ünlü Clie serisi
ile kablosuz bağlantı seçeneklerini farklı donanım
konfigürasyonları ile birleştirmeyi sürdürüyor. Handspring ise bir
adım daha ileri giderek bazı PDA'lerine dahili mobil telefon
ünitesi de ekliyor.
AVUÇ
İÇİNDEKİ WINDOWS
Microsoft Windows CE ile başaramadığını Pocket PC 2002 işletim
sistemiyle başarmış ve PDA pazarına hızlı bir giriş yapmıştı. Sony
de dahil olmak üzere hemen hemen tüm üreticiler tarafından
benimsenen işletim sistemi, Pocket PC adı verilen PDA'lerde de
yoğun olarak kullanıldı. Bugünlerde ise Pocket PC'ler Windows
Mobile 2003 işletim sistemine geçmek için hazırlanıyorlar.
Pocket PC'lerde görebileceğiniz işlemciler Intel StrongARM 206 Mhz,
Intel XScale 300 Mhz ve 400 Mhz ile sınırlı. Renkli ekranlar ise
240 x 320 çözünürlük oranına sahip ve 65.536 rengi
görüntüleyebiliyorlar. 130 gramdan 200 grama kadar değişen
ağırlıkları ise, Palm'lerden biraz daha yüksek. Ayrıca fiyat
konusunda Palm OS tabanlı PDA'lerin çok daha avantajlı oldukları
da açıkça ortada.
Bu tip el bilgisayarları için üretilen özel Windows sürümleri,
içerdikleri ofis ve multimedya seçenekleri ile Palm işletim
sisteminin birkaç adım önünde gidiyorlar. Bugün masaüstü
sistemlerde kullandığımız Word ve Excel gibi ofis uygulamalarının,
İnternette gezmemizi sağlayan Internet Explorer'ın ve hatta küçük
Media Player'ın bile Pocket PC sürümleri işletim sistemlerindeki
yerlerini almış durumda. Hatta Tomb Raider gibi klasik PC
oyunlarını Pocket PC'lerle oynamanız bile mümkün.
DOKUNMATİK EKRANLAR
El bilgisayarlarının büyük çoğunluğu, veri girişi için normal bir
klavyeyi kullanmazlar. Bunun yerine ekranda göreceğiniz sanal
klavyelerden yardım almalısınız. Peki ama sanal klavyeyi nasıl
kullanacağız?
Bu tip el bilgisayarları, dokunmatik bir ekrana sahiptir. Cihazla
birlikte gelen küçük plastik kalemi kullanarak ekrandaki herhangi
bir düğmeye dokunursanız, sistem de bu durumu klavye tuşuna basmak
olarak algılar. Bu şekilde metin girişi de gerçekleşmiş olur.
Dokunmatik ekranların tek özelliği sanal klavye ile sınırlı
değildir. Aynı kalemi kullanarak küçük çizimler yapma şansına da
sahipsiniz. Ancak asıl ilginç olan, el bilgisayarlarının çoğu
tarafından desteklenen karakter tanıma özelliğidir. Siz kelimeleri
el yazısı yazar gibi yazsanız da, cihaz harfleri algılayabilir ve
normal bir metin dosyası oluşturmanızı sağlayabilir.
KABLOSUZ İLETİŞİM
El bilgisayarlarının PC veya cep telefonu ile iletişim kurmaları,
uygun bir kablo veya kablosuz bir sistemle gerçekleşebilir.
Kablosuz sistemleri iki farklı kategoride değerlendirmek mümkün:
Kızıl ötesi ışınlar veya Bluetooth teknolojisi.
Bazı el bilgisayarları (özellikle Palm tabanlı olanlar), aynı
zamanda bir cep telefonu gibi de kullanılabilirler. Bu tip
cihazların üzerinde, SİM kartı yerleştirebileceğiniz bir yuvaya
yer verilmektedir. Siz kartınızı yerleştirdiğiniz an, el
bilgisayarınız da konuşmanız için hazır hale gelecektir. Üstelik
karta kaydedilmiş tüm bilgileri el bilgisayarının ekranında takip
etme şansınız da var.
El bilgisayarlarını kullanarak internete bağlanmanız da mümkündür.
Hatta bunun için herhangi bir kabloya bile ihtiyaç duymazsınız.
Birçok el bilgisayarı, cep telefonlarından da tanıdığımız GPRS
teknolojisini desteklemektedir. Ayrıca bir sonraki bölümde
bahsedeceğimiz "hot spot"lar da, herhangi bir bağlantıya gerek
duyulmadan internete bağlanmanızı sağlayabilirler.
EL BİLGİSAYARLARI KİMLERİN İŞİNE YARAR?
El bilgisayarları, sürekli yolculuk yapmak zorun da kalanlar için
faydalı olabilir. Ama öncelikle cihazın elektronik postaları
kontrol edebilmesi veya hareket halindeyken bile internet'e
bağlanabilmesi gerekir. Zaten el bilgisayarlarının öncelikli
görevleri de bunlardır.
El bilgisayarı kullanıcıları, grafik veya video yazılımlarından da
yararlanabilirler. Ancak masaüstü ve dizüstü bilgisayarlar ile
yapabileceklerinizi el bilgisayarlarıyla da yapabileceğinizi asla
düşünmeyin.
|