|

Bilgisayarın gelişimi hiç durmuyor; amaç daha hızlıya ve daha
güvenilire ulaşabilmek.
Eniac adı verilen ve 50'li yılların hemen başında ortaya çıkan ilk
bilgisayar, neredeyse 135 metrekarelik bir odayı dolduracak kadar
büyük boyutlara sahipti. Ağırlığı 30 tondu ve saniyede 300 çarpma
işlemini yapabiliyordu. Bugünün modem PC'leri ise çalışma masası
üzerinde duruyorlar. Ayrıca yüksek işlem gücüne, güvenilir bir
yapıya ve sayısız özelliğe sahipler.
Bilgisayarlarla tanıştığımız ilk günlerden bu güne gelinceye kadar
yaşanan büyük gelişim, her zaman görebileceğimiz sıradan bir
durumun çok daha ötesinde. Yeni nesil modern bilgisayarlar, hem iş
dünyasında hem de eğlence sektöründe kendilerine yer
bulabiliyorlar ve gelecekte büyük değişiklikler yaşanması da
beklenmiyor. Bazı uzmanlar, PC'lerin "kaybolma" trendine
gireceğini ve günlük objelerin içinde "saklı" olarak yer
alacaklarını iddia ediyorlar. Ancak değişmeyecek tek bir gerçek
var; o da bilgisayarların günlük yaşantımızı yönlendirmeye devam
edecekleri...
GELECEĞİN PC'LERİ VE EV YAŞAMI
Eğer dikkat ederseniz, televizyon menülerinin her geçen gün
bilgisayar programlarına daha çok benzediklerini göreceksiniz.
Hatta bazı TV modelleri, özel donanımların da yardımıyla internete
bağlanmanıza ve sörf yapmanıza bile izin verebiliyorlar. Kısacası
televizyonlar, bilgisayar teknolojisinin sunduğu her türlü
İmkandan yararlanmaya başladılar bile. Yakın gelecekte TV ve
bilgisayar fonksiyonlarını tek kasa altında birleştiren ilginç
ürünlerle karşılaşmak, herhalde kimse İçin büyük bir sürpriz
olmayacaktır.
Biraz da farklı örnekler üzerinde duralım... Evdeki malzemeler
azalmaya başlayınca internet üzerinden sipariş gönderebilen
"akıllı buzdolapları" hiç de uzakta değiller. Bilgisayar
tarafından yönetilen "akıllı fırınlar" ya da "akıllı su
ısıtıcıları" da yavaş yavaş hayal olmaktan çıkıyorlar.
Tüm bu fikirlerin ve bilgisayarı "evcilleştirme" çabalarının
amacı, ev ortamında kullandığımız bütün elektrikli aletlerin tek
bir beyinden; yani merkezi bir bilgisayardan yönetilmesini
sağlamak. Böylece ev yaşantısını organize etme görevi de tamamen
bilgisayarlara bırakılacak ve günlük hayatımız da oldukça
kolaylaşacak.
Tüm bu bahsettiklerimizi, ilk bakışta hayal ürünü ya da ütopik
fikirler olarak görebilirsiniz. Ancak bu konuya adanmış pek çok
fuarda bu tip ürünlerin prototiplerine rastlayabiliyoruz. Yani
"akıllı ev" kavramı, aslında hiç de düşünüldüğü kadar uzağımızda
değil. Çok yakın bir gelecekte evlerinizi bilgisayarların
yönettiğine şahit olursanız şaşırmayın.
SÜREKLİ
BÜYÜYEN GÜÇ
Masaüstü bilgisayarlar sürekli olarak gelişiyorlar. Çalışmalar hep
daha hızlıya, daha güzele ve daha güvenilire ulaşmak için
yapılıyor. Bu durumun gelecekte de bu şekilde devam edeceği kesin.
Örneğin PC'nin kalbi olarak değerlendirilen işlemcilere göz
alabiliriz. Eğer otomobil sektörü aynı ritimle gelişmiş olsaydı,
bugünün otomobilleri ışık hızına yakın bir hızda hareket ediyor
olurlardı.
Yapılan çalışmalar, işlemci hızının her 18 ayda ikiye katlandığını
gösteriyor. Üstelik bu durum, 1965 yılından beri geçerliliğini
korumakta. Bu nedenle birkaç yıl öncesinin 750 MHz hızında çalışan
güçlü Pentium III'ünü artık piyasada bulmanız pek mümkün değil. 3
GHz'lik yeni nesil Pentium 4'lerin bu kadar kısa bir zaman
içerisinde böylesine yaygınlaşmaları oldukça normal.
Üreticiler sadece işlemcinin hızı konusunda değil, enerji tüketimi
üzerinde de çalışıyorlar. Çünkü bir işlemcinin tüketeceği güç,
özellikle taşınabilir bilgisayarlar açısından büyük bir öneme
sahip. İşlemcinin az güç tüketmesi, bu tip bilgisayarların pil
ömrünü büyük oranda artıracaktır.
En az işlemciler kadar hızlı bir gelişim süreci geçiren diğer bir
bileşen de sabit disk. Üreticiler, son yıllarda kapasite anlamında
büyük adımlar attılar ve atmaya da devam ediyorlar. Megabyte'tan
bahsetmek, günümüzde özel bir durum değil. Çünkü sabit disk
kapasiteleri artık gigabyte değeri ile belirtiliyor (1 GB=1000
MB). Şu anda kullanılan PC'lerin büyük çoğunluğu, en azından 40 -
60 GB kapasiteli sabit disklere sahip. Ancak dilerseniz,
piyasadaki 100 GB ve üzeri ürünleri satın almanız da mümkün. Bu
tip büyük sabit diskler, kaba bir tahminle 3 ay boyunca hiç
durmadan çalabileceğiniz binlerce MP3 dosyasını depolayabilirler.
BAĞLANTILAR
DEĞİŞİYOR
Bilgisayar dünyasında yaşanan gelişmeler sadece donanım konusu ile
sınırlı değil. Örneğin inlemelin kısa zamanda bu kadar gelişmesi,
belki de donanım üreticilerini bile kıskandırabilir. Başlangıçla
internet bağlantısı için 56K modemleri ve analog telefon hatlarını
kullanmak zorunda olan kullanıcılar, artık geniş bant
teknolojilerini tercih edebiliyorlar. ADSL, kablo ya da ISDN gibi
bağlantı tipleri, bahsettiğimiz geniş bant teknolojilerinden
sadece üçü.
Gelelim mobil bağlantı teknolojilerine... Bir süre öncesine kadar
asla bir arada kullanılamayan internet ve cep telefonu kavramları,
bugün ayrılmaz bir ikili haline gelmiş durumda. Artık WAP ya da
GPRS özellikleri ile donatılmayan bir cep telefonu bulmanız
oldukça güç.
Dizüstü ya da el bilgisayarlarında kullanılan bağlantı
teknolojileri ise biraz farklı. Pek çok Avrupa ve dünya şehrinde
hayata geçirilen ve Wi-Fi adı verilen teknoloji, bulunduğunuz
yerden kablo bağlantısı olmaksızın internete ulaşmanızı sağlıyor.
Bunu mümkün hale getiren ise, "not spot" adı verilen kablosuz
internet sağlayıcılar. Ülkemizde şimdilik sadece büyük otellerde
ve bazı hava alanlarında bulabileceğiniz "not sporlar, yurt
dışında oldukça yaygın ve yoğun olarak kullanılıyorlar.
MONİTÖRLERİN GELECEĞİ: LCD
CRT teknolojisi ile üretilen monitörler, günümüzde de pazarın
büyük bölümünü temsil etmeyi sürdürüyorlar. Ancak bu durumun
birkaç yıl içerisinde tersine döneceği de kesin. LCD adı verilen
ve farklı bir teknoloji ile çalışan yeni modeller, çok büyük satış
rakamlarına İmza atmaya başladılar bile.
Bu tip monitörler, göz rahatsızlıklarına neden olan
elektromanyetik radyasyon sorunundan tamamen sıyrılmış durumdalar.
Üstelik düşük bir enerji tüketimine sahipler ve görüntü kaliteleri
de son derece yüksek. Fiyatları yavaş yavaş düşmeye başlayan LCD
monitörlerin sadece birkaç yıl içerisinde tüm evlere girmesi,
herhalde kimse için sürpriz olmayacaktır.
...VE KONTROL CİHAZLARI
Eğer bilgisayar klavyesini yeri doldurulamaz bir cihaz olarak
görüyorsanız, büyük hata yapıyorsunuz demektir. Gelecekte
bilgisayarı yönetmek, adeta çocuk oyuncağı olacak; çünkü komutları
sesli olarak verebileceğiz. Normal bir sohbet süreci içinde,
bilgisayara yönelik komutları algılayabilen çok yönlü mikrofonlar
zaten mevcut. Bazı PC prototipleri ise, donanımları insan vücudu
ile birleştirmek için hazırlar. Örneğin Xybernaut Corporation
isimli bir şirket; "giyilebilir" cihazları ile ellerin serbest
kalmasını sağlamak için çalışıyor. Basit bir gözlüğü andıran ve
birçok işlemi elimizi kullanmadan yapmamızı sağlayan gözlükler,
masamızın üzerindeki monitörleri tarihin tozlu sayfalarına
gönderebilirler. Üstelik bu gözlükler gözler için herhangi bir
tehlike arz etmiyorlar ve çok yüksek bir görüntü kalitesi
sağlıyorlar.
IBM tarafından yürütülen ve "Blue Eyes" (mavi gözler) adı ile
bilinen farklı bir proje ise, kullanıcının ruhsal durumunu
belirlemek üzerine kurulmuş. Bilgisayara bağlı olan küçük bir
kamera, kullanıcının yüz İfadesini algılayabiliyor ve bilgisayarın
da buna göre hareket etmesini sağlıyor. Örneğin kullanıcı sinirli
ise, bilgisayar da onu rahatlatacak müzikler çalmaya başlıyor ya
da eğlenceli programları otomatik olarak çalıştırıyor. Şimdilik
sadece proje aşamasında olan bu teknoloji, yakın gelecekte
hepimizin en büyük yardımcısı haline gelebilir.
|