Ana Sayfa Forum Köşe Yazıları Download Haberler Ziyaretçi Defteri Site İçi Arama Site Map 04/07/2008 15:40
Ana Menü
Ana SayfaSohbet OdasıForumKöşe YazılarıDownloadWeb LinkleriHaberlerHaber ArşiviİletişimZiyaretçi DefteriSite İçi AramaSitemizi Tavsiye Edin
ŞABANÖZÜ
Şabanözü HaberleriŞabanözü ve KöyleriKaymakamlarımızGerekli TelefonlarŞabanözü SözlüğüŞabanözü DüğünleriŞabanözü YemekleriŞabanözü BilmeceleriŞabanözü ManileriŞabanözü MezarlığıŞabanözü Resimleri
ÇANKIRI
Çankırı HaberleriÇankırının İlçeleriÇankırı TürküleriYaran KültürüÇankırı TarihiÇankırı CoğrafyasıÇankırı HaritalarıÇankırı'daki OkullarÇankırı Canlı YayınÇankırı ÜnlüleriÇankırı Resimleri
MULTİMEDYA İÇERİK
T.C Kimlik No ÖğrenmeResim BoyutlandırmaOyun OynayalımVarmısın Yokmusun? OynaCanlı Radyo-TVYoutube Video İndirResim GalerisiYemek TarifleriHava Durumu
DİNİ İÇERİK
Online Hatimİlahi Dinleyelimİslam İlmihali
ÜYELER İÇİN
HesabınızÖzel MesajlarınızAvatar GalerisiLink EkleHaber EkleKöşe Yazısı EkleResim GönderDavet EtNerede Yaşıyorsunuz?
FAYDALI BİLGİLER
Atasözleri Sözlüğüİsimler SözlüğüRüya Tabirleri SözlüğüA'dan Z'ye BilgisayarSivil SavunmaEğlen & Öğren
SİTE DOKÜMAN
Site MapSite YönetimiBütün Forum MesajlarıForum ArşiviMessenger Canlı Destekİletişim
Anket
Sizce Sitemizin Eksiği Nedir?

Eksiği Yok

Görselliği Yetersiz

İçeriği Yetersiz

Üye Sayısı Yetersiz

Katılım Yetersiz

Fikrim Yok

Ankete katılabilmek için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Galerimizden...
Şabanözü Nostalji
Şabanözü Nostalji
Nostalji Şabanözü
Aktif Üyelerimiz
Lider:
halilerdogdu
halilerdogdu
Msj Sayısı:3264
Üye Adı Mesaj
Admin 2655
pretty 2426
Sirine 2132
KaRdElEn 2038
sukru 1419
birol68 1117
suleymantasdelen 829
Ozcan Arikanoglu 740
bamer18 739
Son 10 Üyemiz
Üye AdıKatılım
ssserkan 04-07-2008
matraxtr 04-07-2008
teoden 04-07-2008
yellownight 04-07-2008
lineerlxl 04-07-2008
eyubcan 03-07-2008
dsirac 03-07-2008
tgulduler 03-07-2008
shalke84 03-07-2008
TuGRuL 03-07-2008
dRkRapper 03-07-2008
ethem 03-07-2008
zafer 03-07-2008
cngz 03-07-2008
Xay 02-07-2008
Doğum Günü
Admin
SeaDeRS
Önemli Linkler
TOPLİST


eXTReMe Tracker
Alexa
Destek Blok

Destek Kodunu Kopyala

Haberler
Gümerdiğin'de Trafik kazası 1 ölü!!! [5 Okuma] | Memura Komik Zam [7 Okuma] | Şabanözü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Açıldı [10 Okuma] | Gönül Korosu Ankara'da Konser Verdi [6 Okuma] | Kaymakamlığımızdan yaşlılara hizmet [16 Okuma] | Başarılı Polisler Ödüllendirildi [31 Okuma] | 1 Temmuz'da Ankara'da Buluşalım [49 Okuma] | Gönül Korosu Kastamonu'da Konser Verdi [24 Okuma] | Köy Muhtarları ve Dernek Başkanlarıyla Toplantı [31 Okuma] | Şabanözü'nde Yılın Öğrencisi Seçildi [69 Okuma] |
Reklamlar

Şabanözü Düğünleri

   

Şabanözü Düğünleri


    Günümüz Çankırı'sında köy ve kasabalarında çok önemli değişikliklere uğratılmamış düğün adetleri hakkında derli toplu bilgileri Merhum Hacı Şeyhoğlu Hasan Üçok’un, 1930, 1931, 1932 yıllarında Çankırı'da neşredilmiş ve Duygu Gazetelerindeki tefrika edilmiş yazılarından öğrenebilmekteyiz.

Bu kaynaktan öğrendiklerimizi, günümüz Çankırı'sında yaşayan düğün adetlerinin şekli ile yer yer mukayese ederek sunacağız. Aslında elli sene önce kaydedilen düğün adetleri ile bugünün Çankırı'sında yaşayan adetler, genel hatları ile birbirlerinin aynısıdır. Lakin, bilhassa para yönü ağır basan ve aşırı masrafı gerektiren motiflerin, zaruri olarak terkedilmiş olduğu da bir gerçektir.

Düğünlerde İlk Teşebbüs: Evlenme çağına gelen Çankırılı delikanlının anası, oğlu için aradığı münasip gelin adayını bulunca, bu durumu kocasına iletir. Bugün de aynı durum geçerli olmakla birlikte, daha çok oğlan bulduğu kızı anasına, anası da kocasına anlatmaktadır. Bunun üzerine, kızın kendisi ve ailesi hakkında lüzumlu araştırmalar yapılır, bilgiler toplanır. Kız, yapılan araştırmalar neticesinde ahlaken, bilgi ve beceriklilik bakımından münasip görülürse dünürlüğe karar verilir. Köy ve kasabalarda bu durum geçerli ise de, şehir merkezinde kız ve oğlanın tanışarak anlaşarak evlenmelerine daha sık rastlanmaktadır.

Daha sonra, araya bir aracı konarak kızın anasına haber verilir. Kız anası da kocasına söyler, ağabeyi varsa onun da görüşü alınır, durum oğlan tarafına haber verilir. Bunun üzerine, kız tarafı ilk olarak normal bir masrafla alınabilecek takı ve eşyaların listesini oğlan tarafına duyurur. Eskiden bu listede beş adet beşibiyerde kulplu altın, iki çift elmas küpe, iki elmas yüzük, iki elmas iğne, iki çift gümüş nalin, iki gümüş kemer, iki kaftan, iki Bağdat dokuması ipek çarşaf, iki hamam takımı, iki çift potin kalüş yer almakta idiyse de, bugün bunların çoğu istenmemektedir. İstenilenler sadece nişan yüzüğü, bilezik ve kolye ile altın zincir gibi takılar ve eşyalar olmaktadır. Diğer istekler, daha sonra belirlenmektedir. İstekler, oğlanın ailesi tarafından da kabul edilmişse söz kesilmiş demektir.

Nişan Töreni: Oğlan evi tarafından kabul edilerek alınan eşya ve takılar, kız evine gönderildikten sonra bir Cuma günü nişan yapılır.

Nişan günü, oğlan tarafının kadın ve kızları ile bir de defçi davet edilir. Defçi çalmağa başlar. Her iki tarafın davet edilen kadınları oyun ve eğlencelerini birkaç saat kadar sürdürdükten sonra, ortaya bir kat elbiselik kumaş serilir. Bu kumaş, oğlan evi tarafından getirilen ziynet eşyaları ile birlikte, gelin kıza elbiselik olarak getirilmiştir.

Gelin olacak kız içeriye girince, elebaşılık eden kadınlar "Allah aşkına maşallah deyiniz, nazar değmesin” diye ihtarda bulunurlar. Gelin kız, yerde serili kumaşın üzerine gelip ayakta durur. Getirilen yüzük parmağına takılır. Diğer mücevherler de elbisesi üzerine iliştirilir.

Bunlardan sonra gelin kız, önce oğlan tarafının (annesinden başlamak üzere) ellerini öper. El öpme sırasında, getirilen özel hediyeler de takılır.

Şimdi ise (daha çok şehir merkezinde) bu nişan merasimi, oğlan ile kızın, davet edilen her iki taraf akrabaları huzurunda ve kız evinde, birbirine kırmızı bir kurdele ile bağlamış nişan yüzüklerinin, hatırı sayılır bir akraba veya eş-dost tarafından takılması şeklinde yerine getirilmektedir. Nişan merasimindeki eğlence ve hediye vermeler de, bu esnada yapılmaktadır.

Şerbet İçilmesi: Genelde kısmi değişikliğe uğramasına rağmen, şerbet içilmesi de şu şekilde olur: Kadınlar tarafından nişan töreni yapılmadan bir iki gün evvel ailenin durumuna göre erkekler tarafından da tören yapılır. Törende dualar okunur ve şerbetler içilir. Şerbet içme adeti sadece kadınlar arasında yapılmaktadır ve özellikle "darısı başına olsun" dilekleriyle, genç kızlara içirilmektedir.

Kadın ve erkekler arasında bu şekilde nişan töreni tamamlandıktan sonra, kız oğlan tarafına geçmiş sayılırdı ve bugünden başlamak üzere oğlan anasına gelinlik etmeğe başlardı. Gelinlik etmekten maksat, gelin olan kızın kaynana ve kayın babasına kat’iyyen yüksek sesle söz söylememesidir. Mecburi bir durum olursa, çok hafif bir sesle konuşabilmesiydi.

Gelin kız her nerede oğlan tarafından bir kadınla karşılaşsa, onların ellerini öper. Yanlarında hiç kimseyle konuşup eğlenemez... Aksi takdirde, gelin hakkında hiçte hoş olmayan (arsızlığına, yüzsüzlüğüne yorumlanan ) dedikodular bir anda yaygınlaşır. Ancak, gelinlik etme adeti günümüz Çankırı'sında genellikle kasaba ve köylerinde bu şekildedir. Merkezde ise gelin kızlar sözlüsü veya nişanlısı ile el ele-kol kola gezebilmekte, eğlenebilmektedir.

Nikah Töreni Veya Düğün (Dün): Çankırı'da nikah töreni yahut düğün, eskiden şu şekilde yapılmaktaydı:

Mahalle bekçisinden, imamından, muhtarından başlayarak diğer yetkililere bahşiş ve harçlar verildikten sonra, mahalle imamına hitaben izinname çıkartılırdı.

İzinname"de "... mahallesi imamı efendi, badesselam inha olunurki... nam bikri ile evlenmesine canib-i şer'i şerifeden izn-i şer'i lahık olundu vesselam.." tarzında beyan bulunurdu, izinnamede, "Mihr-i müeccel" ve "mehr-i muaccel" diye tespit edilmiş iki yer bulunurdu.

"Mihr-i müeccel" nikah bedeli, "mehr-i muaccel" de erkeğin vakti olmayıp ta geline ait mücevheratı ve diğer eşyaları ileriki bir zamanda yapılmak üzere adet ve miktarının bedeli demekti. Bu durumları beyan eden hususlar, izinnamedeki tespit edilen yerlere yazılırdı. Ölüm veyahut başka bir surette ayrılık vaki olur ise izinnamedeki yazılı hususlar, kadının hakkı olarak gerekirse mahkeme hükmü ile alınırdı.

İzinnameler, mahalle imamları tarafından muhafaza edilerek saklanırdı. Nikah duasına mahallenin ulema ve diğer sayılır kişileri davet edilirdi. Kızın bir vekil iki şahidi, oğlanın da aynı şekilde bir vekil, iki şahidi davetliler arasında bulunurdu. Nikaha başlanmadan önce imam efendi tarafından, yapılacak veya yazılacak bir şey olup olmadığı sorulur, varsa şayet, yapılır veya yazılırdı. Nikah miktarına gelince, öteden beri nikah miktarı pazarlık suretiyle yapılması adet idi. Bu pazarlığın uzaması ne kadar çok olursa, o kadar da sevabı olduğuna inanılırdı.

İmam Efendi meclisin ortasına oturur, sağ tarafına oğlanın, sol tarafına da kızın vekil ve şahitleri oturur, kız tarafına hitaben "İsteyiniz bakalım.." derdi.

Bu şekilde kız tarafı ile oğlan tarafı arasında, imam efendi hakemliğinde sürüp giden pazarlık sonucunda bir bedel tespit edilirdi. Miktarın tespitinden sonra nikahın aile kuruluşunda esas olduğunu beyan eden bir Hadis-i Şerif okunur herkes diz çöker, ellerini açık olarak dizlerinin üstüne koyarlardı. Yalnız imam efendi elinin birisini kapalı olarak dizinin üstüne koyardı. Sebebi ise nikah esnasında oğlan evinin düşmanları büyü yapılabilir düşüncesiydi.

İmam oğlanın vekiline hitaben üç defa:

"-Allah'ın emriyle, Peygamberin kavliyle, filanın kızı filan hanımı, kendi tarafından vekaleten filan efendiye asaleten alıverdin mi?..." diye sorardı. Oğlanın vekili ise "Alıverdim" diye cevap verirdi. İmam efendi de, bunun üzerine "Ben de akdi nikah eyledim." deyip elini açar ve uzunca bir dua okurdu.

Daha sonra orada bulunanlara şerbet verilir, artan şerbet de uygun görülen yerlere gönderilirdi. Kız tarafı da bir tepsi baklava ve hediye ile karşılıkta bulunurdu. Kurban bayramlarında arife günü kız evine kurban göndermek adetten idi. Buna da, kız tarafı baklava ve diğer hediyelerle karşılık verirdi.

Bugün: Çankırı'daki nikah ve düğün adetlerinin yarım asır önceki durumuna karşılık, bu adetlerin pek çok yönü, günümüzde bazı değişikliklere uğramıştır. Bu değişikliklerin en önemli sebebi, hiç şüphesiz ki, artan ihtiyaçlar karşısında Çankırı insanının içinde bulunduğu maddi imkansızlıklar olmalıdır. Çünkü bugünkü düğünlerde Çankırı insanı, daha çok ucuz ve külfetsiz olan ama öze bağlı adetler oluşturmuş, pahalı ve çok masraf gerektiren motif ve unsurları terk etmek durumunda kalmıştır.

Günümüz Çankırı'sında nikah akdi, resmi ve imam nikahı olmak üzere iki ayrı safhada yapılmaktadır. Resmi nikah, daha çok düğün merasimi ile birlikte yapılmaktadır. Ekonomik zorluklar ve bir de zamandan tasarruf etme kaygısının tabii bir neticesi olarak düğün merasimi şekline dönüştürülmüş olan resmi nikah (belediye nikahı) işlemi, genellikle Belediye Nikah Salonu veya benzeri bir yerde yapılmaktadır.

Belediye Evlendirme Memurluğu tarafından tayin edilen gün ve saatte, nikah salonunda "nikah ve düğün merasimleri" yapılacağı, matbu halde bastırılan davetiyelerle eş-dost ve akrabalara önceden duyurulur. Davetliler, nikah saatinden 15-20 dakika önce salona gelerek yerlerini alırlar. Hemen ardından da damat tarafından gelin, salona getirilir. Gelinle damat, nikah saatine kadar bir süre, davetlilerin bulunduğu salondan ayrı bir odada bekletilir ve nikah esnasında yapacakları işler hakkında, nikah memuru tarafından kısa bilgiler verilir.

Nikah memuru ile gelinle damat tarafının şahitleri salondaki masada yerlerini aldıktan sonra, gelin ve damat kol kola salona girerler. Salondaki davetliler, ayağa kalkarlar ve gelinle damadı alkışlarlar. Masaya vardıklarında önce gelin, şahidinin karşısındaki sandalyesine oturur, damat da kendi şahidinin karşısına oturur.

Belediye nikah memuru, varsa tebrik ve telgrafları okur. Ardından da, Medeni Kanun'un ilgili maddesine göre Belediye Başkanınca kendisine verilen yetkiye dayanarak nikahlarını kıyacağını yüksek sesle duyurur ve önce kıza, sonra da oğlana ayrı ayrı;

"-Filan kızı filan... falan oğlu falanı kocalığa kabul ediyor musun?",

"-Filan oğlu filan... falan kızı falanı, eş olarak kabul ediyor musun?.." diye sorar.

Kız ve oğlan yüksek sesle "evet" dedikten sonra, önce kız, ardından da oğlan, deftere imza atarlar. Şahitler de imza attıktan sonra, evlendirme memuru her ikisini de yüksek sesle "karı-koca" ilan eder. Bunun üzerine damat, kızın ayağına basarak duvağını açar. Davetliler alkışlarlar...



Nikah tamam olduktan sonra, gelinle damat, salonun çıkış kapısında durarak, davetlilerin tebriklerini kabul ederler. Davetlilerin tebrik işi bittikten sonra, kız ve oğlan tarafı, hep birlikte hatıra fotoğrafları çektirirler. Bu iş de tamam olunca konvoy halinde şehir dolaşılarak oğlan evine ulaşılır.

İmam Nikahı: Dini nikah da denilen imam nikahı, ya resmi nikahtan veya gerdeğe girmeden hemen önce yapılır. Bu nikah işleminde, eskiden olduğu gibi izinnameler yoksa da, imam tarafından kız ve oğlan ailesinin verdikleri bilgilere göre tespit ederek bir kağıda kaydedilen "mihr-i müeccel" ve "mehr-i muaccel" vardır.

Günümüz Çankırı'sında dini nikah, kızla oğlanın birbirlerini görmelerinde bir mahzur bulunmamasını sağlamak için nişandan hemen sonra da yapılmaktadır.

Yine bugünkü Çankırı'da düğün merasimlerinin bir başka bölümü daha vardır:

Resmi nikah ile birlikte düğün salonunda yapılanların haricinde, üç gün önceden kız ve oğlan evlerindeki şenliklerdir bu bölüm...

Bu şenlikler genellikle Cuma günü kadınlar arasında başlar. Kına gecesi ve son günün gündüzüne kadar devam eder. Kız evinde şenlikten sonra kadınlar arasında mevlid okutulur. Kına gecesinde oğlan evinde ise, "Baş Donanması" yapılır.


Baş Donanma: Bu adet, eskiden daha teferruatlı ve geniş bir şekilde yapılmakta iken, bugün tam olarak uygulanamamaktadır. Çünkü gerek ekonomik zorluklar ve gerekse gelenek ve göreneklere karşı yeni nesillerde bir umursamazlık görülmektedir. Öyle ki, ekonomik durumu yerinde olmayan aileler, külfetli olduğu için her yönüyle mükemmel ve geleneklere-göreneklere uygun bir düğün yapamadığı gibi, durumu yerinde olan zenginler ise, düğünlerini balolarla yapmayı tercih eder olmuşlardır. Fakat her şeye rağmen yine de, "Çankırı'nın köklü zengin aileleri" düğünlerini geleneklere mümkün olduğunca riayet ederek icra etmeğe gayret ve titizlik gösterirler.

Gönümüz Çankırı'sında Başdonanması, genel olarak Yaran Sohbetleri'ndeki şenlik vb. oyunlarla renklendirilen bir hal almıştır. Bu da her yıl kış mevsiminde yapılması gereken ama çeşitli sebeplerden dolayı ihmal edilen Yaran Sohbetleri'ne, yeni nesillerin özleminden kaynaklanıyor olsa gerek...

Oğlan evinde baş donanması yapılırken, kız evinde de kına yakılır.

Kına Yakma: Oğlan evinde baş donanma yapıldığı saatlerde kız evinde kına yakılma şöyle olur: Kız evi yakınları yatsı namazından evvel gelerek kız evinin büyük olan odasında belli bir yere otururlar. Oğlan evi tarafından gelenler ise ayrı oturur. Defçi kadınlarla birlikte türkü söyleyenler de bulunur.

Yatsı vakti sonunda oğlan tarafından olan kadınlar, oğlan evinde toplanır. Toplu halde kız evine giderler. Oğlan tarafından giden kadınlar, çok süslü giyinmeye itina gösterirler. Bu kadınlardan ikisi, ellerinde tepsiler içinde her çeşit kuru yemiş ile birlikte kınayı da götürürler.

Eskiden bu gidiş, özel bir tören şeklinde idi ise de, şimdilerde gayet sadeleştirilmiş ve normal hale getirilmiştir. Kına gecesinde eski adetlerden kalanlar, çerez yemek, oynamak ve kına yakmak

üzere çok az sayılacak motiflerdir. Havai fişekler atılması ve oldukça yüklü miktarda para masrafını gerektiren diğer motiflere de rastlanılmaktadır.

Oyunlar oynandıktan, çerezler yendikten sonra yaşlı ve becerikli kadınlar, dua ve ilahiler okuyarak, gelini evin ortasına oturturlar ve törenle kınasını yakarlar. Daha sonra oğlan evinden gelen kadınlar evlerine giderler. Kız evinde kalan gelin kızın arkadaşları, ona arkadaşlık ederek sohbet ederler.

Gelin Çıkarma: Çankırı'da gelin çıkarma adedi, geçmiş yıllardaki duruma bakarak, günümüzde bir hayli değişikliliklere uğramıştır. Diğer gelenek, görenek ve adetlerde olduğu gibi, masraftan kaçmak ve günün icaplarına aslını bozmadan uyabilmek kaygısı ile uğratılan bu değişik gelin çıkartma adetlerinin dün ve bu günkü hâlleri şu şekildedir.

Kına gecesinin ertesi günü, gelin çıkartma merasimi yapılır. Sabahleyin erkenden, oğlan evinin her tarafı temizlenir. Eski tantana, şaşaa yerine bir sükunet çökerdi. Oda tarafında, güveyi ile yanına gelen bir kaç genç arkadaşından başka kimse kalmazdı. Davullar bir yandan ağır ve dertli havalar çalarken, öte yandan da kuşluk vakti (öğleye doğru) güveyinin gireceği hamam temizlenerek hazırlanırdı. Hamamda saz takımı şen havalar çalar ve aynı zamanda güveyi ile arkadaşları hamama giderlerdi.

Öğle ezanı okunduğu zaman, bir gün öncesinden okuyucular vasıtasıyla yapılan davetler üzerine oğlan evi tarafı oğlan evinin önünde, kız evi tarafı da kız evi önünde toplanırdı. Oğlan evi tarafından bindirilen 20-30 kadar süvarinin (atlının) önünde davullar zurnalar çalar, köçekler oynayarak kafile (gelin alayı) yola çıkardı. Daha önceden çeyizi götürülen katırların iki katı süslenmiş hayvanlar, kafileyi takip ederdi. Sağdıç ta aynı şekilde süslü bir ata bindirilir ve gelin getirmek için hazırlanan arabalar, arkalarında yüzlerce seyirci ve davetli ile kız evine giderlerdi. Kız evine varmadan yolda sancakların önü kalabalık olurdu bazen Çankırı cadde ve sokaklarına sığmaz hale gelirlerdi.

Bu şekilde kız evi önüne varırlardı. Kız evi önünde toplanan kalabalığa, kız evi tarafından şerbetler dağıtılırdı.

Kuşak Bağlama: Gelin, babası evinden çıkarken, avluda en yakın akrabalar ve bir de hoca bulunurdu. Gelini avlu ortasına dikerler, en yakın akrabasından ve zenginlerden birisi, gelinin beline bir kuşak veya gümüş kemer bağlardı, gelinin beline kuşak bağlayan kişi, kendi kesesine göre, gelinin cebine para da koyardı. Orada bulunan hoca dua eder, duasından sonra gelin orada bulunanların elini öperdi. Gelin, yüzü peçeli ve çarşaflı olduğu halde, bineceği ata (veya arabaya) kadar iki tarafına kilimler gerilerek, kimseye gösterilmeden götürülürdü. Gelin, en yakın ve yaşlı akrabasından iki hanımla birlikte arabasına biner, diğer arabalara da diğer kadınlar binerlerdi.

Gelin tarafının çeyizi, oğlan tarafının hazırladığı çeyizle aynı kıymette olurdu. Her iki tarafın çeyizlerinin yüklenmesi için 20-30 kadar katır hazırlanırdı.

Bazen süslü bir rahlenin üzerine Kur'an konur ve sırmalı örtülerle örtülürdü. Bu rahle ön tarafta ve başta götürüldü ki, gelin kızın okuma bildiğine işaret gösterilirdi. Çeyiz, her katırın üzerine telli oda takımları, kilimler, halılar örtülmek suretiyle yüklenir ve herkesin gözleri kamaştırılmak istenirdi.

Gelini taşıyan vasıtalar, at, tahterevan, tatar arabası, lando veya yaylı arabalar gibi vasıtalar idi. Bu halde kafile (düğün alayı) giderken mezarlık civarına gelince dururlar ve davul zurnalar susturulur Fatihalar okunurdu.

Yastık Götürmek: Gelin çeyizi yükletildiği ve gelin alayı hareket ettiği sırada gençlerden birisi bir köşe yastığını kaçırıp hamama götürürdü. Güveyi, yastığı götüren gence bahşiş verir ki, bu bahşiş gelinin evden çıkartıldığı, ve yola koyulduğu haberinin bahşişidir.

Gelin alayı şehrin merkez mahalle ve caddelerinden geçerler. Alay geçerken önlerine ipler gerilir ve düğün sahibinden bahşişler alınır. Bu şekilde gelin, yeni evine getirilir. Oğlan evinin büyükleri ve yakın akrabaları yanlarında bir imam ile evin önünde beklerler. Gelin eve girince dua edilir. Gelin, önce kayınbabasının ve büyüklerinin ellerini öper, kayınbabası ve akrabaları, gelinin başına kuru yemişle karışık bozuk para serperler. Bu paralar oradaki çocuklar tarafından kapışılır ki, uğur ve bereket sayılmaktadır. Gelin, hazır edilen odaya alınır.

Güveyi Girişi : Gelin, oğlan evine geldikten bir kaç saat sonra, kız evi tarafından hazırlanan baklava ve etli yiyecekler getirilir. Bunları getirenlere de bahşişler verilir. Bu yiyecekler sadece gelin ile damat beye aittir.

Hamamdan çıkarılan damat, yatsı namazına camiye götürülür. Namaz çıkışında, eve bir haberci gönderilir (Çok önceleri bu haber, fişek atılarak duyurulurmuş). Gelin odasına iki bardak şerbet hazırlanır. Gelin hanım, duvağı örtülü halde, odanın bir tarafına dikilir. Orta yerde bir yatak, bir tarafa da seccadeler serilir. Oda ortasına serilen bu yatak, gündüz kim serdi ise o kişi tarafından kaldırılır.

Güveyi kapıya geldiğinde, imam dua eder. Güveyi yaşlıların elini öper. Bu sırada kapı açılır ve güveyi süratle içeri girer. Çünkü gençler tarafından güveyinin sırtına yumruk vurmak adettir. Güveyi acele davranmazsa epeyce yumruk yer.

Güveyi gelinin bulunduğu odaya girer. Orada gelinle birlikte bekleyen (gelin yalnız beklerse, al basar diye inanılır) yenge, gelinin duvağını açar ve ikisini el ele tutuşturarak çıkar.

Güveyi ve gelin, ilk önce seccadenin başına giderek iki rekat hacet namazı kılarlar.

O gece edilen duaların mutlaka kabul olunduğuna itikat edilir. Namaz kılınıp, dualar edildikten sonra kalkarlar. Oğlan bir köşeye oturur, kızı da yanına alır. Kıza bir kaç soru sorar. Kız cevap vermez. Oğlan, önceden hazırladığı söyletmeliği (elmas veya altın yüzük vb) verir. Bunu verince kız da konuşmağa başlar.

Güveyi daha sonra gelinden su ister. Gelin, önceden hazırlamış olduğu şerbetleri verir ve birlikte içerler ki içilen bu şerbet ağız tatlılığına, yani tatlı dilli ve güler yüzlü olmağa işaret sayılır. Sonra kız evinden gönderilen yiyecekler yenilir...


ÇANKIRI DÜĞÜNLERİNDE SÖYLENEN TÜRKÜLERDEN ÖRNEKLER

Bayrak Kaldırma Havası: Çankırı köylerinde, düğün evinin önünde bayrak dikme adeti vardı. Buna, "Bayrak Kaldırma" denilirdi. Bayrak kaldırılırken, davul-zurna ile şu türkü çağrılırdı:

Dan yüzüne dan yüzüne
Vurdum dilberin dizine
Çayırda bostan bozuyor
Öksüzler bakar gözüne

Dan uykusu tatlı olur
Kaldırırlar akşam seni
Öğle işi firkatli olur
Yıldırırlar akşam seni

Halay Çekme Havası: Çankırı köylerinde on beş-yirmi genç yahut orta yaşlı grubu, el ele tutuşarak bir yarım halka (hilal) oluştururlar. Halkanın her iki başında bulunanlar, ellerinde mendil yahut birer çevre sallar ve çalınan havanın ahengine uygun olarak ağır ağır dönmeğe başlarlar. Davul ve zurna bu yarım dairenin ortasında durur ve genellikle şu havayı çalar.

Sarı kavun dilimi
Nitdin oğlan gülünü
Gülünü elinden alan
Bulsunlar Allah’ından

Aman aman sarı kız
Yatamam ben yalınız

Gidiyorum Çorum'a
Bir taş değdi koluna
Kolum sarılmak ister
Yarin ince beline

Aman aman sarı kız
Yatamam ben yalınız

"Aman aman" nakaratına gelince, baştakiler daireden ayrılarak iki ellerinde mendiller olduğu halde hoplamağa başlarlar. Buna göre diğerleri de hoplaya hoplaya çevirirler. Oyundan sonra halay başı olan, davulcuya bahşiş verir.

Gelin Havası: Gelin, güveyi evine götürülürken, davul-zurna şu havayı çalar:

Karacamın taburunu bozmuşlar
Bozluğun dağını ne çok gezmişler
Karacamı sinesinden üzmüşler

Karacam karacam aslan karacam
Anan yasdık koysun yaslan karacam

Karamandır her kardeşim karaman
Bekar olsam gitse canım aramam
Ben illerin evlerinde duramam

Karacam karacam aslan karacam
Anan yasdık koysun yaslan karacam

Bu türkü uzun bir bozlaktan kalmış iki parça olup hikaye ettiği hadisenin; "bir kızı seven iki erkekten birisinin gelini götürürken diğeri tarafından saldırıya uğrayarak Karaca denilen damadın göğsünden vurulmak suretiyle gelinin kaçırıldığını" anlattığı, Hacı Şeyhoğlu Hasan Üçok derlemesinde bahsedilmektedir.

Tan Havası: Tan havası, Sabah Namazı'ndan yarım saat evvel düğün evinin en yüksek odasında çalınır. Ne kadar davul zurna varsa bu havaya katılırdı. Bir kasaba halkını derin uykusundan kaldıran bu hava çalınırken de şu türkü söylenirdi:

Gel felek gurbette alma canımı
Duyar düşmanlarım şadıgam olur
Yıkıp viran etme mamur hanemi
Yuvada yavrular perişan olur

Gülüşan beylerinin gülü solarmı
Bozulmuş bağlara bülbül konarmı
Evveli ağlayan sonra gülermi
Düşürdün dillere felek sen beni

Feleğin elinden çektiğim neler
Ayrılır ateşi bağrımı deler
Eşinden ayrılmış gurbete salar
Düşürdün dillere felek sen beni

Gelin Övme Türküsü: Gelin, güveyi evine getirildiğinde, önceden hazırlanan odanın kapısına telli-duvaklı olarak dikilir. Defçi kadınlar da gelini övmeğe başlarlar. Ve şu türküyü söylerler:

Hoş geldin allı gelin
Sefa geldin pullu gelin

Haçan gelin haçan gelin
Evlere güller saçan gelin
Oğlumuzu alıp kaçan gelin

Hoş geldin allı gelin
Sefa geldin pullu gelin

Gelinimiz gelir güle güle
Nur doğdu birden bire
Kayın ana iyi dilekler dile

Çok şükür geldi gelinimiz
Şen oldu evimiz gönlümüz
Gelin hanım evinden ağlayarak çıktı ,
Annesinin ciğerini dağlayarak çıktı
Güveyi beğ de yollara düştü

Hoş geldin allı gelin
Sefa geldin pullu gelin

Defçi kadınlar bu sefer de kaynana karşısına geçerek şu türküyü söylerler:

Güveyi beğin annesi annesi
Ellerinde güller kokası
Gelin hanıma iyi günler veresi

Çok şükür geldi gelinimiz
Şen oldu evimiz gönlümüz

Oğlan bizim kız bizim
Gelin hanım iki gözüm
Kulağında kalsın sözüm

Çok şükür geldi gelinimiz
Şen oldu evimiz gönlümüz

Benin ağam kadı ile müderris
Kayık gelse Üsküdar'a gideriz
Gelse bile kötüleri nideriz
O yavrunun düğmeleri çiziktir

Feslikan'a ben atımı bağladım
Yar gelip geçtikçe gönlüm eğledim
Ben o yara sabah selam yolladım

O yavrunun düğmeleri bir sıra
A kız biz gidelim kayrı Mısır'a

Kavağın dibine gülük bastırdım
Ben o zeybeği ağam diye astırdım
Basaksız evlere basak yaptırdım
Hayatsız evlere hayat yaptırdım

Kuru kavak çinip çinip çiniler
Kız göğsünde memelerin iniler

O yavrunun düğmeleri bir sıra
A kız biz gidelim gayrı Mısır'a

Türkünün sonunda da güya kaynana söylemiş gibi şunu derler:

Evimin sıçanı geldi
Sırrım açanın geldi

Gündüz yazup
Gece okuyanım geldi

Gelin Almaya Giderken

Hendekten sesini aldım
Başından fesini aldım
Koca köyün içinde
Beğendim seni aldın

Amanın güzelim bize gel
Allar, allar giy de bize gel

Şu dağlar çiçeklendi
(A kız) yareler pürçeklendi
Çek bayraktar bayrağı
Ayrılık gerçeklendi

Amanın güzelin bize gel
Allar, allar giy de bize gel

Karşıdaki gök ekin
Aldırdım elimdekin
Her soran benzin sorar
Hiç sormaz kalbimdekin

Amanın güzelim bize gel
Allar, allar giy de bize gel

Şu dağlar meşe dağlar
Anam köşede ağlar
Yari bana vermezler
(A kızlar) ateş düşeni dağlar

Amanın güzelim bize gel
Allar, allar giy de bize gel

Kına Yakarken Söylenen Türkü

Hani bu kızın anası
Elinde mumlar yanası
Allah muradını veresi

A kızım kınan kutlu olsun
Vardığın yerler şen olsun

Küçük dayın atın yeder
Büyüğü yanında gider
O da babasına bedel


A kızım kınan kutlu olsun
Vardığın yerler şen olsun

Esvap yülüğün ak taşlar
Yiyip içtiğin ocaklar
Gölgelenip geçtiğin ağaçlar

A kızım kınan kutlu olsun
Vardığın yerler şen olsun

Bir elinde tava sapı
Bir elinde helva topu
Bu da öküzün hakkı

A kızım kınan kutlu olsun
Vardığın evler şen olsun

 

Gnckampüs Sayfa Yükleniyor Eklentisi
Son 24 Saatte Siteye Girenler
aycicegidamla, halilbicakci, eleanor, efsane, murattt, eyubcan, b3moL, halilerdogdu, kurti_24, rain bird, memis75, arifkan, lineerlxl, H.Hüseyin Dulun, fireshock, yellownight, KaRdElEn, akrtarik, buzul, hayat87, Ozcan Arikanoglu, ilknur, bamer18, DMOSMAN, akrep86, matraxtr, gani, barbaros, suleymantasdelen, karaoran, mert25, hacer, teoden, pretty, Murat, Admin,
©
Hızlı Kayıt Sistemi
Bu Panelden sitemize Hemen kayıt olabilirsiniz! * ile işaretli alanları doldurmanız zorunludur.

Kullanıcı Adı:*Şifre:*   Şifre Tekrarı:*E-mail Adresi:*E-mail Gizlenilsin mi?
Evet   Hayır
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodunu Giriniz:*

Araçlar
Açılış Sayfası Yapın Sık Kullanılanlara Ekleyin E-Mail Yollayın Arkadaşlarınıza Önerin



MSN Canlı Destek
Giriş
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla




Sadece kayıtlı kullanıcılar için.
Site İstatistikleri
Son Köşe Yazıları: Korgunlu hızlı kız S...
Zilli Maşa / Arap
Bir Başka Oldu Türkiye
Sınav stresini yenme...
Eski Oyunlar Yeniden

En Çok İndirilenler:
Türk Bayrağı Ekran K... 158
Naval Strike 141
Need For Speed: Carbon 121
Winamp Full 5.52 112
Babylon Pro 7.0.3.8 86

Son Eklenen Dosyalar:
Firefox 3 12
PianoFX STUDIO 4.0 77
VLC (VideoLAN Client... 64
FlashGet 1.96 73
Babylon Pro 7.0.3.8 86

Toplam Üye: 2386

Bugün: 5
Dün: 7
Son Hafta: 83

En son: ssserkan

Online Üyeler:
AdminSitede
MuratSitede
prettySitede
teodenSitede
hacerSitede
mert25Sitede
karaoranSitede
suleymantasdelen01:35:16
barbaros01:43:02
gani02:07:48
matraxtr02:20:44
akrep8602:48:48
DMOSMAN03:07:32
bamer1803:14:59
ilknur03:43:28
Kısa Mesajlar
Mesajınızı gönderebilmeniz için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Murat  
04.07.2008
pretty

Murat  
04.07.2008
görüşük

pretty  
04.07.2008
herkese iyi günler sonra görüşmek üzere

hacer  
04.07.2008
çok şükür iyim ablacım sıcaklardan biraz fenalaşıyom ama idare ediyorum

pretty  
04.07.2008
iyidir abla sen nasılsın

Daha fazla Mesaj
Esmaülhüsna
Peygamberler Tarihi
www.sabanozum.com

Kur Bilgileri
DövizDöviz AlışDöviz Satış
Dolar1.24531.2513
Euro1.97771.9872
Yemek Tarifleri
Toplam Tarif -=[30]=-
Makarna Cipsi
Çikolatalı Karnaval
ARASI YAGLI ÇÖREK
KÖTÜ KIZ ÇÖREĞİ: (Ka...
Ispanaklı Kek
Gazete Başlıkları

İnternette aradığınız her şey bu adreste..

Sansüre Hayır
CeRNoBiL-v2 Design By CeRNoBiL| Teşekkürler Php-Fusion - v6.01.15 1059342 Tekil Ziyaretçiler